
Jetgiller'in Hastasıyız (Özellikle Judy'nin)
Aslında 80'li-90'lı yıllarda çocuk olmuş herkesin bildiği fakat sadece benim hatırladığım üzere Jetgiller'deki (orj. Jetsons) temizlikçi robotun adı Rosie'dir ve kendisi Türkiye'deki tembel gündelikçi kadın profilinin robotize halidir. Halının altına toz süpürmek, camları hohlayarak parlatmak gibi bütün marifetler tam yerli yerindedir.
Rosie kadar kumpasik yetenekleri olmasa da, iRobot'un 2002 yılından beri geliştire geliştire bitiremediği Roomba temizlik robotu da hali hazırda 2.5 milyon evde benzer hareketlerde bulunmakta, insanların hayatlarını kolaylaştırmaktadır.
Özellikle 560-580 ve yukarısı modelleri göz önünde bulundurursak (zaten baz modeller tamamen parayı çöpe atma amaçlı üretilmiş), iRobot son yıllarda çalışan bayanların ve bekar erkeklerin yaralı parmaklarına işemiş tek firmadır.
Tembel İnsan Yaratıcı Olur
Önceden programlama özelliği ve baz istasyonuna otomatik dönme yeteneği ile tembel bir insanın temizlik için tek yapması gereken önceden programlamış olduğu Roomba'sının toz haznesini ayda bir boşaltmaktan ibarettir. Kalanını Roomba efendi sağa sola çarpa çarpa, kah kaybolur kah duvar boyu gezerken türkü çığıra çığıra halletmektedir.
Peki bu konfor neye mal olmaktadır, ve iRobot bize verebileceğinin hepsini vermekte midir? İşte bu noktalarda bazı sorunlar var.
Öncelikle iRobot'un artık Türkiye'de bir distribütörü yok (zaten varken de Roomba'nın baz modelini ABD fiyatının 5 katı bir fiyata satıyorlardı). Bu yüzden ürünü yurtdışından getirmeniz gerekiyor. Fakat burada iRobot şöyle bir tuzak kurmuş durumda: ürünü ABD dışında kullandığınız takdirde garanti kapsamı dışında kalıyor. Oh ne ala, oh la la!
Yar Bana Bir Şarjör
Peki ürünü Türkiye'ye kaçırıp bozulunca Amerika'ya geri götürebilecek derecede lojistik desteğiniz varsa, ve bu durumu iRobot'a çaktırmayacağınızı düşünüyorsanız, sizi ne tutar, kim tutar? Evet doğru bildiniz, adaptör tutar: ABD'de satılan Roomba'lardaki adaptör sadece 110V 50 Hz destekler, ve Türk insanının kalbini en ince yerinden kırar (Türkiye'de şebeke gerilimi 220V 60 Hz'dir). "Transformatör ne bilmiyor musun kardeşim" diye soranlarınıza söyleyeyim, voltajı değiştirmek tek başına yetmez, frekansı da değiştirmeniz gerekir. Eğer frekansı değiştirmezseniz bir gece ansızın Roomba'nın baz istasyonu yanıyor, sigortadan paraları alıp Bali'ye, Mali'ye yerleşmek zorunda kalıyorsunuz (hay allah).
Peki yok mu bunun bir çözümü, var elbette: Roomba'nıza 220V 60Hz de destekleyen bir uluslararası şarjör almanız gerekiyor. Ki bunu da iRobot ABD satmıyor, sadece iRobot UK satıyor, ve kendileri sipariş sırasından annenizin evlilik cüzdanının bir taranmış kopyasını da istiyorlar (shipping & handling hariç 35 GBP'lik bir fiyat).
Kaça Çıkıyor Bu Mevzu
Özetle bir Roomba 580 almak isterseniz (daha düşük modellerin kıytırık olduğunu tekrar vurgulayayım) yaklaşık 430USD, adaptörü için ise 35GBP gözden çıkarmanız gerekiyor. Lojistik masraflarını sıfır sayarsak, yaklaşık 755 TL karşılığında oturduğunuz yerden "acaba oradaki tozu da alacak mı" diye robot süpürge izleme ve göbek kaşıma rutinine kabuşabiliyorsunuz.
Fakat sıkıntınız bitiyor mu, cebinizdeki paradan kurtulunca hemen hafifliyor musunuz? Hayır. iRobot her iki ayda bir değiştirilmesini tavsiye ettiği filtrelerin üç adetini 35 liradan, her üç ayda bir değiştirilmesini tavsiye ettiği yan-fırçanın üç adetini 25 liradan, senede bir değiştirilmesini tavsiye ettiği temizleme kafasını 75 liradan, üç senede bir değiştirilmesini tavsiye ettiği (iki sene içerisinde batarya zaten ölüyor neden üç yıl diye tavsiye etmişler anlamak zor) batarya paketini ise 145 liradan satıyor. Yine bunları sadece ABD'de bu fiyattan satıyor ve oradan buraya sıfır lojistik maliyeti ile getirebildiğinizi varsayıyoruz (UPS'de mi çalışıyorsunuz kardeşim bir söyleyin, bize de buldurun).
Kaba hesapla üç yıl içerisinde sizden bir 680 lira daha talep ediyor iRobot, ki kalender Türk milletinin bakım & onarım planındaki kilometre taşlarına uymayacağını, ve bu rakamı en azından ilk tahminin yarısı olan 340 liraya rahatlıkla çekebileceğini adım gibi biliyorum. Bu da üç senelik toplam sahip olma maliyetini 1095 lira yapıyor ki bu da bence yaşanan konforun ve konuya komşuya atılan havanın yanında oldukça makul bir bedel.
Türkiye'de garantinin ve desteğin bulunması, ABD'deki arkadaşların ise sadece okullar kapanırken Türkiye'ye dönmesi sebebiyle kullanımda yaşanabilecek çeşitli kesintiler olsa da Roomba'nın bu üç sene içerisinde bol bol toz kaldıracağından yine de eminiz.
Sen Yapmışsın Coniye Göre
Peki Coni'ye göre yapılmış olan Roomba'nın yok mu bir Türk alternatifi dersek, evet bir kaç aydır da olsa, var: RoboTurka. "İlk Türk Temizlik Robotu" adı altında satışa çıkarılan (bkz: damarlardaki asil kan) ve Rosie'nin Türk kuzeni Kezban'a (bir bakışın yeter) denk gelen cihaz, Roomba'dan bir 7 yıl kadar sonra piyasaya çıktığı için teknolojik olarak biraz daha gelişmiş bir platforma oturmuş.
Özellik karşılaştırmalarında Roomba'yı her kalemde dövüyor gibi dursa da, esas avantajları sadece süpürmüyor, aynı zamanda yerleri de silebiliyor olması ve tek seferde daha geniş alanları (sanırım toplam 90 metrekare) temizleyebiliyor olması. Bir de Roomba'nın zırt pırt dolan ufacık toz haznesinden 3,5 kat (aslında 3.3333333333...) daha büyük bir haznesi var.
Master & Commander
Aletin bir diğer güzel özelliği ise, Roomba'nın aksine, RoboTurka'yı izlemeye mecbur değilsiniz. İsterseniz elinize uzaktan kumandayı alıp, aksiyona dalabiliyorsunuz. Yani sağa git diyorsunuz sağa gidiyor, sola git diyorsunuz sola. Uzaktan kumandalı arabanın, yerleri silen süpüren versiyonu olarak düşünün. Üstüne kuruyemişi, rakıyı koyuyorsunuz, karşı kanepeye gönderiyorsunuz, o sırada yere kuruyemiş kabuğu vs. döküldüyse onları da alıyor tospağa. İşte bu yüzden RoboTurka ala turka dö la robotik oluyor, Roomba Rosie oluyor.
Şaka bir yana, ürünün fiyatı 599 lira. Adaptör 220V (hahaha). Türkiye'deki kaçak Roomba 580 fiyatının yarısına, yurtdışındakinin yaklaşık %20 aşağısına. Hatta ön sipariş döneminde fiyat 500 liraya kadar iniyor. Garanti 1 yıl devam ediyor, sonra da 5 yıl boyunca cepten yiyebiliyorsunuz. Yedek parçaların fiyatları da Roomba'nın 5'te 1'i civarı olacak diyorlar ki (mailde böyle diyorlar ama sonra haşırt to the blackboard operasyonu gelebilir belli olmaz) insanın gönül rahatlığıyla filtre değiştirebilmesi gibi yok (bir bu yok, bir de McDonald's gibisi yok).
Geliştiren ekibi uzaktan da olsa tanıyorum (ben de Ankara'da yaşıyorum), bu yüzden şimdilik görülen o ki bizim Roomba'ya kardeş geliyor mu, geliyor.
Referanslar:
[1] iRobot Roomba

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder